Reklamı Geç

Gözü Tamamen Kapalı

-

Eyes Wide Shut

Gözü Tamamen Kapalı
SİTE PUANI : 6.5
Gözü Tamamen Kapalı 6.5 / 10 28 kullanıcı oyu.
  • Süre: 159 Dk.
  • Vizyon: 1999
  • Ülke: ABD
  • İzlenme: 3715
  • Favori: 3
  • İMDB: 7.3
  • Kalite: 1080P
  • Dublaj
Usta yönetmen Stanley Kubrick'in son filmi olma özelliğini taşıan Eyes Wide Shut (Gözü Tamamen Kapalı), 1999 yılında yayınladığında tüm dünyada fırtınalar kopardı. Gerek Tom Cruise ve Nicole Kidman'ın abartılı sevişme sahneleri, gerek tarikat ilişkileri yıllarca çok konuşuldu. Kubrick hayranlarının kaçırmaması gereken bir film. Ayrıca Kubrick'in, filmin çekimlerinin tamamlanmasından 4 gün sonra öldüğünü de belirtelim...
 Tür: +18 Erotik
Yorum Alanı 6 Yorum Yapılmış
Misafir
Avatar
Ziyaretçi
Pınar 14 Ağustos 2013, Çarşamba
Bu filmin adı "Gözü Tamamen Kapalı" değil, "Gözleri Tamamen Kapalı" . Düzeltirseniz sevinirim.

İkincisi, filmde çok aşırı seks sahneleri var. 18 yaşından küçükler için bir uyarı koysanız fena olmaz bence.

Filme gelince...Stanley Kubrick'in ölümüyle alaklı olduğunu düşünmüyorum. Çok abartılıyor ülkemizde bu konular. Yok masonlar, ilüminati, bilmemne...Bakın işinize..
Avatar
Ziyaretçi
erhan 12 Eylül 2016, Pazartesi
Harika bir film
Avatar
Üye
  Sherlock 14 Nisan 2017, Cuma
Gayet güzel film bence. İzlenir
Avatar
Ziyaretçi
biiri geldi 25 Mart 2018, Pazar
-- Yazının Bu kısmı spoiler içermektedir. Görmek için tıklayınız. --
Adam girmemesi gerekn bir eve giriyor bürokratların devlet erbanının zenginlerin maske takarak fahişelerle seviştiğini görüyor bunun etkisinden kurtulamıyor yani anlamadığım o kadar garip bir olay değilki bu adam ölümüne araştırıyor. Soru İşareti Kafamda kaldı EŞİDE HİPNOZLANIP O GRUBA DAHİL OLDU MU ?
Avatar
Yönetici
  Admin 25 Mart 2018, Pazar
-- Yazının Bu kısmı spoiler içermektedir. Görmek için tıklayınız. --
stanley kubrick’in ölmeden kısa bir süre önce bitirebildiği ’’eyes wide shut’’, çoğu kişi tarafından yönetmenin en kötü filmlerinden biri olarak görüldü, beklediğini bulamayan insanlar tarafından film çıkışlarında yuhalandı, eleştirmenlerin ardından film bir de ’oscar amca’ tarafından pas geçildi. hatta filmin yapımcılarını yalanlayarak filmin kubrick öldükten sonra başkaları tarafından bitirildiğini iddia edenler oldu. fakat film benim de katıldığım bir kısım kimselerce usta yönetmenin en iyi filmlerinden biri. gözleri tamamen kapalı bir rüyayı, rüya aracılığıyla da sadakati ve varoluşu sorgulayan, fantastik öğeler taşıyan bir gerilim. zaten filmin senaryosunda esinlenilen eser arthur schnitzler’in ’’traumnovelle (rüya romanı)’’ adlı kitabı.

doktor william bill harford (tom cruise) ve eskiden sanat galerisi sahibi olan karısı alice (nicole kidman) küçük kızları ile birlikte new york’taki lüks apartman dairelerinde mutlu bir hayat sürerler. film, çiftin arkadaşları ziegler’in (sydney pollack) evinde verilen yılbaşı partisine gitmek üzere hazırlanmalarıyla açılır.
partide bill’in kollarına kendilerini atmaya hazır olan iki kadın onu ’’gökkuşağının sona erdiği yere’’ götürmek isterlerken, bill, ziegler’in yardımına çağırılır. evin üst katlarındaki odalardan birinde ziegler, kendinden geçmiş bir şekilde koltukta çırılçıplak yatan genç bir bayanla birliktedir. mandy (daha sonra gazetede çıkan haberdeki adıyla amanda curren) uyuşturucuyu fazla kaçırmıştır ve bilincini kaybetmiştir. ziegler durumdan korkunca doktor arkadaşı bill’i çağırtmıştır. bill, mandy’e yardım etmeye çalışırken mandy’nin hemen arkasında asılı olan tabloda aynı mandy’nin yatış şeklinde, fizik olarak da mandy’i çağrıştıran bir kadın yine çırılçıplak yatmaktadır. filmde gerçekliğin ve gerçek dışılığın birbirine karışacağı ilk defa burada anlaşılır. daha sonra benzer bir çağrıştırma filmin önemli sembollerinden biri olan evin içindeki noel ağacı için kullanılır. noel ağacına bakan kapı girişinin hemen sol tarafında bir noel ağacı resmi vardır. (filmdeki birçok tabloyu yapanlar arasında kubrick’in eşi christiane kubrick ve üvey kızı katharina kubrick de var.)

filmdeki rüya ya da gerçek dışılık bölümü alice ve bill’in birbirlerine bağlılıklarını sorguladıkları tartışmaları sonrasında alice’in bir sene önce bir deniz subayına tüm hayatını feda edebilecek kadar duyduğu tutkuyu kocasına anlatmasıyla başlar. bu olay bill’in kafasından çıkmaz ve daha sonra onun başka arayışlara girmesindeki ana neden olur.

bill genç bayanların (kaderin) onu götürmek istediği yeri, kostüm almak için gittiği ’’rainbow customes’’ dükkanının kostümlerle dolu koridorunun sonunda (gökkuşağının bittiği yerde) bulur. gökkuşağının bittiği yerde millich’in (rade serbedzija) kızı (leelee sobieski) japon göçmenlerle iş üstündeyken babasına yakalanır. bill’in arkasında kendini korumaya alan kız ona kendi söylediği kostümü almasını tavsiye eder.

bill gizli orji partisinin verildiği malikaneye ulaştığında kendisine parola sorulur. parola ’fidelio’, yani ’sadakatli’dir. filmdeki rüya - gerçek dışılık olgusunun en belirgin olduğu bölüm bu malikanede geçer. rüya tüm ismi ve cismiyle karşımıza çıkar. rüyaya girebilmek için ise bu rüyaya ’sadık’ olmak, girmeden önce sadık olmak için söz vermek gerekmektedir. bu sadakat sözü aynı zamanda alice’in rüyasına, alice’e verilmiş bir sözdür. filmin sonuna kadar bill, aldığı baştan çıkarıcı teklifleri ya reddeder ya da bu sözü bozmasını engelleyen sebepler ortaya çıkar.

malikanede ise insanoğlunun temel içgüdüsü cinsellik tüm göz kamaştırıcılığı ve albenisiyle ortaya çıkar. bill’in malikanede yaptığı gezinti aynı zamanda da insanın içine yapılan bir yolculuktur, çünkü daha sonra ortaya çıkacağı gibi aslında bill aynı zamanda alice’in rüyasındadır. bill, alice’in harikalar diyarında alice’in sınavına tabi tutulmaktadır.

sevişenler ve malikanede dolaşanlar artık maskelerinin ardında insan oğlunun altbenliğinde dolaşan simgelere dönüşmüşlerdir. malikanenin groteskliği, org müziği, picasso’nun tablolarından çıkmış gibi duran maskeli kostümler, bilinmezlik, ayin ve orji sahneleri birleşerek sinema tarihinin en ihtişamlı sahnelerinden birini oluşturur. bill malikaneden çıkıp evine döndüğünde alice rüya görmektedir. alice rüyasını anlattığında aslında kocasının yaşadığı olayların kendi rüyasında geçtiği anlaşılır.

bill’in, ziegler’in evinde onunla beraber bilardo masasının etrafında yaptığı konuşma sahnesi rüya olgusunun belirsizliğinin oluşturulduğu sahnedir. rüyanın gerçek olup olmadığı (bill’i korkutmak için düzenlendiği söylenen malikanedeki olaylar, mandy’nin öldürülmesi) belirsizleşir ve ne seyirci ne de karakterler doğruyu (olayların gerçek mi yoksa rüya mı olduğunu) tahmin etmekte tamamen kararsız kalırlar.

filmde gerçeğin ve gerçek dışılığın savaşı yaşanırken, paralel olarak mavinin (gerçekliğin) ve kırmızının (gerçek dışılığın) savaşı da yaşanır. filmin büyük bölümünde kırmızı ve mavi göz alıcı biçimde ve sınırları birbirlerinden kesin biçimde ayrılmış olarak verilir. filmin sonlarına doğru ise kırmızı ve mavi artık birbirine karışır ve olması gereken dengeye varır. bill, ziegler’la konuşmasını bitirdikten sonra eve döndüğünde kırmızı tonlardaki noel ağacının ışıklarını kapatır. rüya bu hareketle sonun başlangıcına girer. bill’in, masmavi yatak odasındaki kırmızı yataklarında maskeyi görmesiyle birlikte karısına olanları anlatması rüyayı bitirir. maskenin nasıl ortaya çıktığı belli değildir, maske yatağın kırmızısından (bilinmeyenden) çıkmıştır. bill’in ağlamaya başlamasının hemen ardından yapılan kesmeyle birlikte sabah olmuştur ve alice’in ağlamaktan kızarmış yüzüne sabahın soluk sarısı vurur. artık mavi ve kırmızı dengeye ulaşır. verilmek istenen (artık birbirine iyice karışmış) kırmızı-mavi birlikteliği renklerin en rahat kullanılabileceği yerde, bir alışveriş merkezinde verilir. hatta bill mavi pantalon üstüne kırmızı kazak giymiş, huzura ermiştir.

filmdeki rüya olgusu bill - alice çiftinin filmin sonundaki konuşmasıyla belirgin şekilde açığa çıkar. alice ’’yaşadıklarımız ister rüya ister gerçek olsun şu anda yaşadığımız için şükür etmeliyiz’’ derken, ölen eski güzellik kraliçesine atıfta bulunur. ölen kadının haberinin bulunduğu gazetede ’’lucky to survive (yaşayakaldığımız için şanslıyız)’’ manşeti atılmıştır. bill’e yardım eden kadın ölürken, çift yaşamıştır ve bu durum onlar için bir şans, şükretme nedenidir. ayrıca çiftin ’’the reality of one night, let alone that of a whole lifetime, can’t be the whole truth. (bir gecede yaşanılanın gerçekliği, bırak tüm hayatınkini, tüm gerçek olamaz)’’ ve ’’and no dream is just a dream. (hiçbir rüya sadece bir rüya değildir)’’ sözleriyle de karakterlerin artık farkında olamama, kontrol edememe durumlarının sona erdiği belirtilir. alice ve bill sadakat sınavlarını vermişlerdir. alice’e göre ’’artık önemli olan uyanık olmalarıdır’’, asıl düşünülmesi, hissedilmesi gereken an yaşanan andır, artık başarının tadı çıkarılmalıdır. alice’in söylediği filmin son cümlesi ise filme son noktayı ironik bir şekilde koyar: ’’seni seviyorum ve sen de biliyorsun ki en kısa zamanda yapmamız gereken çok önemli bir şey var: düzüşmek!’’.

filmdeki karakterlerin kaderin avucunun içinde oluşu, karakterlerin abartılı oyunlarıyla verilir. karakterlerin garip ve alışılmadık davranışları izleyici tarafından da garipsenir ve komik bulunur. film boyunca bill farkında olmadan ya da alışkanlıkla her fırsatta doktor kimliğini yabancı insanlara gösterir, filmdeki kişiler birbirlerine söylediklerini tekrar ettirip durur. karakterlerin uyuşturucu ve alkol almaları karakterlerin farkında olamama ve kontrol edememe durumlarını doruğa çıkarır ve açıklanabilir yapar. bu durum özellikle esas oğlan bill’in hareketlerinde görülür. bill, karısının başka bir adama karşı yaşadığı tutkuyu anlatmasıyla birlikte yeni arayışlara girer, başına beklenmedik olaylar gelir, tesadüfler hayatını yönlendirir, yaşadığı olayları anlamakta güçlük çeker. taksideyken ve kendi arabasını sürerken kendinden geçmiş bir halde yapması gerekeni yapar, gitmesi gereken yere gider. orgy partisine giderken de taksinin ana yoldan çıkarak yan yola sapması kader çizgilerini anlatırcasına açık şekilde gösterilir. film boyunca bill’e birçok alternatif sunulur, diğer karakterler bazı şeyleri yapması, bazı şeyleri yapmaması için bill’i ikna etmeye çalışır, konuşmalarda birçok emir ifadesi geçer. ayrıca izleyiciye bill - alice çiftinin başına geleceklerin kaçınılmaz kader olduğu, filmin başında bill’e ’gökkuşağının sona erdiği yere’ gideceğinin söylenmesiyle verilir. aslında filmin karakterleri arasında kubrick de var. kubrick tanrı rolünde! kubrick, karakterleri kendi mutlak hakimiyetine alıyor ve sanki kendisi bir tanrı’ymış gibi onlarla oynuyor ve yer yer dalga geçiyor. bu da kubrick’in kesinlikle çok hoşlandığı bir şey olsa gerek.

kubrick’in gözleri tamamen kapalı’ya paralel olarak daha önce çektiği film ise 2001: bir uzay macerası’dır. her iki filmde de baş karakter bilinmeze doğru yolculuk yapar, fakat bilinmez yine bilinmez kalır. zaten her iki filmde de asıl nokta, 2001’de evrenin ve insanoğlu dışındaki akıllı varlıkların yapılarının, gözleri tamamen kapalı’da ise insanoğlunun algılarının ne kadar doğru olduğunun, dolayısıyla gerçekliğin / var olmanın bilinemezliği, bundan öte de hep öyle kalacağı ve bilinemezliğin bilinemez olarak kabul edilmesi gerektiğidir. gözleri tamamen kapalı’da gerçek ve gerçek dışı ayırt edilememektedir, olayların olup olmadığı bilinememektedir, film aynı 2001’de olduğu gibi bilinmezlikle bitmektedir. ’’kubrick sinemanın tiyatrodan ve edebiyattan ziyade resim ve müziğe benzediğini, bu iki sanatın icra ettiği şeyin ’’açıklanmasına’’ gerek olmadığını, 2001’in kültürel birikimi atlayarak doğrudan duyguları ve bilinçaltını hedefleyen bir film olduğunu söylemektedir’’ *. gözleri tamamen kapalı da yönetmenin bu bakış açısıyla değerlendirilmelidir.

alice’in sandor szavost’la (sky dumont) dans ettiği sırada kameranın da neredeyse onlarla dans etmesiyle, alice’in bir yıl önce arzuladığı subayı anlatırken zamanın sanki durmasıyla, kubrick’in klasik zoom’larıyla, tüm oyuncuların başarılı performanslarıyla, mozart ve liszt’in parçalarının ve jocelyn pook’un bazen ihtişamlı, bazen gerilimli bestelerinin durumlarla derinden örtüşmesiyle, renk kullanımıyla ’’gözleri tamamen kapalı’’ sinema tarihindeki boş kalmış köşe taşlarından birini daha dolduran bir başyapıt, yönetmenin dünyadan ayrılmadan önce sinema tutkunlarına verdiği bir hediye; sıcak bir şekilde başlayan, daha sonra gizemli bir karabasana dönüşen bir rüya. aslında sinema da bir çeşit rüya. geçici bir bilinçsizlik, kendini filme bırakma durumu.
bize bu rüyayı yaşatan kubrick’e sevgilerle...


alıntıdır..
Avatar
Ziyaretçi
biri geldi 26 Mart 2018, Pazartesi
filmi bu bakış açısıyla izlemedim keşke filmin konusu bölümde olsaydı bu yazı inanki çok zevk alarak ve merakla izlerdim sağolun